Bir şehrin sokaklarında yürürken Mozart’ın melodilerini duyduğunuzu, ardından yüzlerce yıllık bir kahvehanede sıcak bir Melange içtiğinizi hayal edin. Avusturya’da müzik, tarih ve lezzet birbirinden hiç de uzak değil. Avusturya denince akla ilk gelenlerden biri kuşkusuz klasik müzik. Mozart, Haydn, Beethoven, Schubert… Bu topraklar, müzik tarihine yön veren pek çok besteciye...Devamını Oku
Bir ressam, yaşadığı şehrin ruhunu tablolarına nasıl yansıtır? El Greco’nun eserlerine baktığımızda yalnızca insanları ve manzaraları değil, Toledo’nun mistik atmosferini de görürüz. İspanya’nın en etkileyici tarihi şehirlerinden Toledo, dar sokakları, taş yapıları ve yüzyıllara uzanan kültürel mirasıyla adeta zamanın durduğu bir yer. Ancak Toledo’yu sanat tarihinde özel kılan bir isim...Devamını Oku
Bir şehri tanımanın en güzel yollarından biri, ona iz bırakan sanatçıların gözünden bakmak olabilir. Barselona ise bu konuda dünyanın en büyüleyici şehirlerinden biri. Barselona’ya gittiğinizde sanatla karşılaşmak için mutlaka bir müzeye girmeniz gerekmiyor. Bazen bir binanın kıvrımlı cephesinde, bazen dar bir sokağın köşesinde, bazen de hiç beklemediğiniz bir ayrıntıda sanat...Devamını Oku
1.yüzyılda Hollanda, Avrupa’nın en hareketli ticaret ve kültür merkezlerinden birine dönüştü. Amsterdam büyüyor, tüccarlar zenginleşiyor ve sanatın yeni müşterileri ortaya çıkıyordu. Bu değişim resim sanatını da baştan aşağı dönüştürdü. Artık yalnızca krallar, soylular ve kiliseler değil; tüccarlar, zanaatkarlar ve şehirli aileler de sanat satın alıyordu. Sanat saraydan çıkıp evlere girdi...Devamını Oku
Avrupa’nın geri kalanında ressamlar büyük ölçüde kilise ya da saray siparişleriyle çalışırken Hollanda Cumhuriyeti’nde bambaşka bir sistem işliyordu: Açık pazar. Amsterdam’daki Sint-Lucasgilde (Aziz Lukas Loncası), ressamları, çerçevecileri ve sanat tacirlerini aynı çatı altında toplayan, kaliteyi ve fiyatları belli ölçüde denetleyen bir meslek birliğiydi. Ressamlar artık yalnızca sanatçı değil, aynı zamanda...Devamını Oku